Tag Archive for kadıköy travesti

Nuclei cochleares

Ganglio spirale cochleae (spiral ganglion)’de bulunan işitme yolları ile ilgili birin¬ci nöronların periferik uzantıları, kadıköy travesti iç kulakta bulunan işitme ile ilgili reseptörlerden gelen duyuları (SSA) alır. Bu nöronların santral uzantıları ise n. cochlearis’i oluşturur ve aldıkları impulsları bu sinir aracılığı ile pons’un alt seviyelerinde bulu¬nan nuclei cochleares’e iletirler. İşitme yolları ile ilgili ikinci nöronların bulunduğu nuclei cochleares, kadıköy travestileri pedunculus cerebellaris inferior’un lateral tarafında yer alan nucleus cochlearis anterior ve nucleus cochlearis posterior olmak üzere iki nucle- us’tan oluşmuştur. Nucleus cochlearis anterior’un pars anterior ve pars posterior olmak üzere iki kısmı vardır.
Nucleus cochlearis anterior’daki nöronların aksonları stria cochlearis anterior (ven- tral acoustic stria)’u, nucleus cochlearis posterior’daki nöronların aksonları stria cochlearis posterior (dorsal acoustic stria)’u; nucleus cochlearis anterior’un pars posterior’undan başlayan aksonların bir kısmı ise stria cochlearis intermedia (inter- mediate acoustic stria)’y\ oluşturur.
Stria cochlearis anterior içerisindeki aksonlar, istanbul travesti corpus trapezoideum’u oluşturmak üzere tegmentum pontis’in ön tarafında mediale doğru ilerler. Bu aksonların çoğunluğu iemniscus medialis’in içerisinden veya önünden geçerek orta hattı çap¬razlar ve kontralateral nucleus olivaris superior’un arka-dış tarafına ulaşır. Buradan itibaren yukarıya doğru yükselen lifler iemniscus lateralis adı verilen yolu oluşturur. Lemniscus lateralis içerisindeki aksonların hepsi sonunda corpus genicu- iatum mediale’deki nöronlar ile sinaps yapar. Bir taraftaki nucleus cochlearis ante- nor dan başlayan aksonlar lemniscus lateralis’e katılana kadar ipsilateral veya kon-tralateral nucleus olivaris superior, istanbul travestileri ipsilateral veya kontralateral nuclei corporis trapezoidei i nuclei ofthe trapezoid body)’de sinaps yapar. Ancak nucleus cochlearis anterior’dan başlayan ve ipsilateral nucleus olivaris superior veya ipsilateral nuclei corporis trapezoidei’de sinaps yapan aksonların bir kısmı çapraz yapmadan ipsila¬teral lemniscus lateralis’te yükselir (Şekil 68).
Stria cochlearis posterior ve stria cochlearis intermedia içerisindeki liflerin çoğunluğu karşı tarafa geçer. Stria cochlearis posterior içerisindeki liflerin büyük bir kısmı direkt olarak, küçük bir kısmı ise nucleus olivaris superior’da sinaps yaptıktan sonra lemniscus lateralis’e katılır. Stria cochlearis intermedia içerisindeki liflerin bir kısmı ipsilateral veya kontralateral nuclei periolivares’te sinaps yapar; bir kısmı ise direkt olarak kontralateral lemniscus lateralis’e katılır.
Lemniscus lateralis içerisinde yükselen aksonlar, travesti nuclei lemnisci lateralis ve/veya colliculus inferior’da. sinaps yapar; veya bu nucleus’larda sinaps yapmadan corpus geniculatum mediale’ye kadar yükselir. Lemniscus lateralis içerisindeki liflerin bir kısmı nuclei lemnisci lateralis ve colliculus inferior travestiler seviyelerinde de çapraz yaparak karşı tarafa geçebilir.

MEDULLA SPİNALİS’İN IÇ YAPISI

Transvers bir kesitte, medulla spinalis’in birbirinden farklı renkte, iki kısımdan oluştuğu görülür. Bunlardan iç tarafta olanı substantia grisea (gri cevher) adını alır. “H” harfi şeklinde olan bu kısım, nöron gövdeleri ve bunların uzantıları tarafından oluşmuştur. Substantia alba (beyaz cevher) ise substantia grisea’nın dış tarafında yer alan, istanbul travesti çoğunluğunu miyelinli aksonların oluşturduğu kısımdır (Şekil 10).
Değişik seviyelerde şekli farklı olmakla birlikte, istanbul travestileri medulla spinalis’in uzunluğu boyunca bulunur (Şekil 15). Transvers bir kesitte, substantia grisea’nın öne doğru olan uzantılarına cornu anterius, arka dışa doğru olan uzantılarına ise cornu pos- terius adı verilir. Bunlardan başka, medulla spinalis’in T1-L3(L2) segmentleri arasında, substantia grisea’nın her iki yanında, şişli travesti cornu laîerale adı verilen uzantılar bulunur.
Medulla spinalis üç boyutlu olarak değerlendirildiğinde cornu anterius, colum- na anterior, cornu posterius, columna posterior, cornu laterale ise, columna inter- media (columna lateralis) adını alır. Sağ ve sol taraftaki substantia grisea arasında medulla spinalis’in uzunluğu boyunca uzanan bir kanal vardır. Canalis cen¬tralis adı verilen bu kanalın ön tarafındaki gri cevher kısmına commissura grisea anterior, şişli travestileri arka tarafındaki gri cevher kısmına ise commissura grisea posterior denir. Canalis centralis içerisinde beyin-omurilik sıvısı bulunur. Yukarıda ventricu¬lus quartus ile devam eden canalis centralis, aşağıda conus medullaris’ten sonra filum terminale içerisinde yaklaşık 5-6 mm seyrederek sonlanır.
Medulla spinalis’in laminaları (laminae spinales)
Substantia grisea, burada bulunan nöronlann büyüklüğü, şekli, hücresel özellikleri ve değişik bölgelerdeki yoğunlukları göz önüne alınarak on laminaya aynlmıştır (Şekil 16). Rexed isimli araştırmacı tarafından kediler üzerinde yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkanlan bu laminasyonun, kadıköy travesti insan medulla spinalis’inde de benzer şekilde olduğu, Schoenen isimli araştırmacı tarafından gösterilmiştir. Çok keskin sınırlar ile ayrılmayan bu laminalann substantia grisea içerisindeki yerleşimi, medulla spinalis’in değişik segmentlerinde farklılıklar gösterir. Lamina I, cornu posterius’un en arka sınırında, lamina IX ise cornu anterius’tadır. Bunların arasındaki laminalar, küçükten büyüğe olmak üzere, arkadan öne doğru sıralanır. Lamina X ise canalis centralis’in çevresinde yer alır.
Lamina I’e nucleus marginalis, lamina Il’ye substantia gelatinosa, lamina III ve IV’e birlikte nucleus proprius adı da verilir. Laminae I-IV, kadıköy travestileri genel olarak deriden gelen afferent liflerin sinaps yaptığı laminalardır. Bu laminalardan üst merkezlere ulaşan çok sayıda çıkan yollar ile birçok polisinaptik refleks yollarının başladığı kabul edilir. Nosiseptörlerden gelen ağrı ile ilgili duyular özellikle laminae I ve Il’de sonlanır. Laminae V ve Vl’ya, proprioseptif afferentler ile motor ve duyu cortex’in- den veya daha alt merkezlerden başlayan yollar gelir. Bu laminalann, hareketlerin
Lamina VlI’nin mesencephalon ve cerebellum ile çok sayıda bağan ir. fî0
laminanın postür ve hareketlerin düzenlenmesi ile ilgi ı sıyon an o ğm düşünülmektedir. Bu laminada T1-L3(L2) segmentleri arasında nucleus ınterme- diolateralis. nucleus intermediomedialis ve nucleus thoracicus posterior ( arkeg nucleus) bulunur. Nucleus intermediolateralis te sempatik pregang ıonı nöronlagâ yer alır. Nucleus intermediomedialis’te ise visseral ve somatik afferent impulslara bağlı olarak ortaya çıkan bazı otonomik refleksleri düzenleyen ara nöronlar bulunur. Bu nöronlarda düzenlenen otonomik refleksler ile ilgili impulslar, travesti nucleus intermediolateralis’teki sempatik ve parasempatik preganglionik nöronlara iletilir.
nöron-
Bu laminada S2-S4 segmentleri arasında, nucleus intermediomedialis ile nucleus intermediolateralis’in hemen ön tarafında nuclei parasympathici sacrales adı ve¬rilen nöron grubu yer alır. Bu nucleus içerisinde parasempatik preganglionik lar bulunur.
Lamina VlII’de komşu laminalardan, kontralateral lamina VlII’den ve bazı inen yol-lardan gelen aksonlann sinaps yaptığı intemöronlar bulunur. Bu laminadaki intemöronlann, comu anterius’taki alpha motor nöronlar aracılığı ile, iskelet kaslarının kontraksiyonunun düzenlenmesinde etkisi olduğu kabul edilir.
Lamina IX’da iskelet kaslarını (extrafusal kas lifleri) inerve eden alpha motor nöronlar, intrafusal kas liflerini inerve eden gamma motor nöronlar ile çok sayıda intemöron vardır.
Lamina X’da, radix posterior’lar ile gelen afferent liflerin bir bölümü sinaps yapar.
Yukarıda, travestiler laminalann insandaki fonksiyonel organizasyonu ile ilgili olarak verilen bilgiler, genel olarak hayvan deneyleri sonucunda elde edilen verilere dayandınlmış olup, bunlann değişik hayvan türlerindeki fonksiyonel organizasyonu farklılıklar gösterebilir.
SUBSTANTİA ALBA
Miyelinli aksonlann oluşturduğu bu kısım, substantia grisea’ya göre daha açık renk¬tedir. Substantia alba’nın sulcus medianus posterior ile sulcus posterolateralis arasındaki kısmına furıiculus posterior, sulcus posterolateralis ile sulcus anterola- teralis arasındaki kısmına furıiculus lateralis ve sulcus anterolateralis ile fîssura
mediana anterior arasındaki kısmına furıiculus anterior adı verilir.

VENTRİCULUS LATERALİS

Sağ ve sol hemisferler içerisinde birer adet bulunan ventriculus lateralis’ler, hemis- ferlerin genel şekline uyarak “C” harfi şeklinde kıvrılmıştır. Ventriculus lateralis’in kadıköy travesti foramen interventriculare’den corpus callosum’un splenium’una kadar uzanan kısmına pars centralis; lobus frontalis içerisinde öne, dışa ve aşağı doğru uzanan kısmına cornu anterius; arkaya doğru kadıköy travestileri lobus occipitalis içerisine uzanan kısmına cornu posterius; aşağıya ve öne doğm lobus temporalis istanbul travesti içerisine uzanan kısmına cornu inferius adı verilir (Şekil 7). Ventriculus lateralis’te pars centralis, cornu pos* terius ve cornu inferius’un birleştiği yere trigonum collaterale denir.
Cornu an terius, foramen interventriculare istanbul travestileri hizasında pars centralis ile arkaya doğru devam eder; üst ve ön duvarını corpus callosum’un ön kısmı, alt ve dış duvarını nucleus caudatus’un caput kısmı, iç duvarını septum pellucidum oluşturur. Cornu posterius’un dış ve üst duvarını corpus pendik travesti callosum’un tapetum’u, iç duvarım ise üstte forceps majör ile altta calcar avis oluşturur. Cornu inferius’un üst ve dış duvarını tapetum ile radiatio optica, pendik travestileri iç duvarını hippocampus, alt duvarını ise lateralde emi- nentia collateralis ile medialde hippocampus oluşturur.
Ventriculus lateralis’in ümraniye travesti yalnız pars centralis, trigonum collaterale ve cornu inferius ümraniye travestileri kısımlarında bulunan plexus choroideus, foramen interventriculare’den geçerek ventriculus tertius’un plexus choroideus’u ile birleşir.

Pınar İlkkaracan’ın Yazısına Yönelik Suç Duyurusu

Erdoğan Mohamed Bahar İlkkaracan tarafından “Vatikan kopya: Cinsiyet adalet” 2015/01/02 yayınlanan istanbul travesti Kadın Dergisi Kazet başlıklı hakaret ve kişilik haklarına gerekçesiyle saldırı ile suç duyurusunda ret ile sonuçlandı.
Bu tip Mohamed Erdoğan istanbul travestileri milletvekili şikayet “gerçeklik uzaktan önce sipariş alaka ve tamamen müşteri iftira ve kamu aşağılama olmadan”, içinde müvekkili “ve kin ve düşmanlığa topluluk duygusu aşılamak” “davayı terk etmek zorunda kaldı”, bu amaca iddia edildi aynı şekilde, Mohamed Erdoğan yazın “, aşağılamak ona karşı travesti kin ve nefret duygularını doldurmak için küçük topluluklar ve topluma kesmek için,” Bu amaç olduğunu iddia etti.

Temyiz İzmir 2. Sulh Hakimi Fethiye Bilic, 2015/10/06 yayınlanan travestiler bir karar ile hukuki sürecin ardından; “Doğru prosedür ve yasayı bulma kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”, temyiz kesinlikle reddedilmiştir.

Savaşlarda daha yaygın görüş

Savaşlarda daha yaygın görüş, bugünkü dünyada sınırlı savaşların yapılabileceği ve bugünkü teknolojik gelişmelerin ve uluslararası siyasal yapının savaşlann sınırlı kalmasını gerektirdiği yöndedir. “Sınırlı savaş” kavramı savaşlann, kullanılan silahların türü, savaş alanı ve güdülen si­yasal amaç bakımından sınırlandırılması anlamında kullanılmaktadır. Eski çağlarda, savaşlar hemen her zaman sınırlı kalmışlardır. Bunun baş­lıca nedenleri, ahlaki ve dini engellerin yanısıra, silahların tahrip gücü­nün, eskişehir travesti orduların seferberliği için gerekli ekonomik kaynakların ve silahları ve orduları gönderme ve ulaştırma araçlarının sınırlı olması idi. Bugün bu engellerin birçoğunun -hiç olmazsa bazı devletler için- kalkmış olmasına rağmen, birçok kimselerin yine de sınırlı savaştan yana olmasının nedeni, tahrip gücü son derece büyük silahların karşılıklı olarak caydırıcı bir rol oynamasıdır.

îkinci Dünya Savaşından buyana, büyük devletler, özellikle “Süper Devletler”, karşılıklı olarak doğrudan bir savaşa girişmekten özenle ka­çındıkları halde, dünyanın şu ya da bu yöresinde, eskişehir travestileri çoğu kez bu devletlerin de çeşitli biçimlerde katıldıkları savaşlar veya silahlı çatışmalar süregel­miştir. Bu savaşlara ve silahlı çatışmalara, biraz da gelişigüzel biçimde kullanılan, çok çeşitli isimler verilmiştir. Sayaşlara ve silahlı çatışmalara verilen bu isimleri iki bakımdan smıflandırabiliriz: Yayıldıkları alan ba­kımından ve şiddet dereceleri bakımından. Yayıldıkları alan bakımından savaşları ikiye ayırmak mümkündür: (1) Genel savaşlar; (2) bölgesel savaşlar. Genel savaşlar, travesti dünyanın geniş bir kısmını veya tümünü kap­sayan savaşlardır. Bölgesel savaşlar ise, sadece belli bir yöreyi veya yö­releri kapsayan savaşlardır. Aslında, sözcüğün gerçek anlamında, travestiler tarih boyunca iki genel savaş olmuştur: Birinci ve ikinci dünya savaşları. Bunlardan önceki savaşların çoğu, hatta birinci ve ikinci dünya savaşları bile önemli ölçüde Avrupa kıt’asmda başlamışlar, burada sürmüşler ve sonuçlanmışlardır.